Piyasalarda herkes bu soruya kilitlenmiş durumda.  Doların 2 YTL seviyesini görüp görmeyeceği merak konusu. Uzmanlar da bu konuda çeşitli tahminlerde bulunuyor. İşte o tahminler…

Çok değil 2.5 ay önce “Dolar 1 YTL olur mu?” diye soruluyordu.
Tarih 4 Ağustos 2008. Yani 2.5 ay öncesi. Dolar o gün 1.1495 YTL’yi görmüş, günü de 1.5520 YTL’den kapatmıştı. Herkes ”Acaba dolar 1 YTL’ye kadar gerileyecek mi?“ diye soruyordu. Bugün geldiğimiz noktada ise 2 hatta 3 YTL’ler konuşuluyor ve herkes doların gidebileceği noktayı merak ediyor.
Vatan Gazetesi’nin iki uzmanı, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat ve Ali Ağaoğlu, kısa süreli yükselişin şimdilik durduğunu belirtti. Ağaoğlu, dünkü yükselişte kritik seviye 1.7540’ın üzerine çıkılmamış olmasının önemli olduğunu vurgulayarak teknik düzeltme ile 1.5790 hatta 1.5150’ye kadar geri gelinebileceğini belirtti.

Asaf Savaş Akat

Dövize içeriden saldırı yok

Türkiye’de kriz denince akla döviz kurunda sert hareketler gelir. İlk 1999’da farkına varmıştım. Ekonomi yüzde 6 küçülmüş, enflasyon yükselmiş, kamu açığı tarihi rekorlar kırmıştı. Fakat döviz kurunda istikrar bozulmamıştı. Dolayısı ile 1999 kriz yılı sayılmadı.

Ağustos 2007’den bu yana benzer bir olay yaşandı. Yakın tarihin en büyük mali fırtınası gelişmiş ülkeleri kasıp kavuruyordu. ABD’de, İngiltere’de, Almanya’da panik havası hakimdi. Ama Türkiye’ye bulaşmıyordu. Neden? Çünkü döviz kuru sakindi.

Gözümüz aydın demek gerekir mi, bilmiyorum. Geçtiğimiz iki hafta içinde kriz nihayet Türkiye’ye geldi. Yani kurda yukarı hareket başladı. 25 Eylül’den düne TL dolar karşısında yüzde 45, euro karşısında yüzde 23 değer kaybetti. Döviz talebinde ani artış ve bunun kuru hızla yukarı taşıması şaşırtıcı değildir. Bekleniyordu. Türkiye’nin bu fırtınayı döviz piyasalarında çalkantı yaşanmadan atlatması ihtimali yoktu.

Kurdaki tırmanma Türkiye’nin iç dinamiklerinden ya da özel sorunlarından kaynaklanan bir olay değildir. Küresel mali krizin bulaşmasıdır. Dolayısı ile ekonomik göstergeler ya da iktisat politikaları ile doğrudan ilişkili değildir.

Böyle durumlarda “ne yapılmalı?” konusu haklı olarak gündeme gelir. Kamuoyu iktisat politikası tedbirlerini tartışmaya başlar. Merkez Bankası faizleri yükseltsin mi? Döviz satarak kura müdahale etsin mi? IMF ile yeni bir anlaşma zorunlu mudur?

İktisat politikası alternatiflerinin yapıcı bir tartışma ortamında oluşturulması çok yararlıdır. Ancak şu an itibariyle bir tepki verilmesine gerek görmüyorum. Kararlı bir politika tepkisi için “kritik anın” beklenmesini öneriyorum.

“Kritik an” nedir? Bence TL’deki tasarrufçunun paniğe kapılıp dövize geçmeye başlamasıdır. Yani TL’ye içeriden bir saldırı gelmesidir. Şimdilik yerli tasarrufçu sakin duruyor. Hatta, kur artışını geçmişte pahalı satın alınan dövizi satma fırsatı gibi görüyor. “Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer” misali, daha yükselir beklentisi ile dövizini satmasa bile yeni döviz almaya yanaşmıyor.

Ali Ağaoğalu
Bu turda 2 YTL olmayacak!

Son iki haftadaki kur hareketleri dengeleri altüst etti. Uzun yıllardır, böylesi bir yükseliş “korkusuyla” elinde döviz bulunduranlar sevindiler. Dolar kurlarındaki yükseliş döviz borçlusu birey ve kurumlarla borsa yatırımcılarının canlarını bayağı yaktı. Hem doların diğer para birimleri karşısında değerinin artması (yen hariç) hem de gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine karşı “ataklar” kurları artırdı.

Hatta bu artış o denli hızlı oldu ki dolar kurlarının 2 YTL’ye çıkacağı, hatta işi iyiden iyiye abartanlar “3 YTL”ye çıkacağını söylemeye başladı. “Hiçbir piyasa sonsuz yükselmez, sonsuz düşmez” prensibi bu denli hızlı hareketler sırasında unutuluyor. Diğer yandan YTL’nin daha önceleri gördüğü zirve seviyeleri de hatırlanmadı. Dolar kurları daha önceleri 1.77 ile Mart 2003’te, 1.7605 ile de Haziran 2006’da iki kez 1.70’in üzerinde zirve görmüştü. Dünkü 1.7410 da üçüncü zirveydi.

Salı günü 1.5275 seviyesinin üçüncü deneme sonrasında hızlı geçilmesi, yükseliş hareketini ivmelendirmişti. Yukarıdaki zirvelerden gelen ve dün 1.7540’tan geçen trendin bu sırada aşılmaması, diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinin de görece sakin seyri yeni zirve ihtimalini azalttı.

Piyasaların kapanışına doğru ABD piyasalarının pozitif açılması da kurların 1.6650 seviyelerine kadar gerilemesine yardımcı oldu. Teknik açıdan önemli bir seviye olan 1.6790’ın altında kapanış olması, 1.7540’ın üzerine geçilmemesi “en azından bu turda” dolar kurlarının 2 YTL olmasını engelledi. Belki bir sonraki turda olabilir ki o da 1.7750’nin üzerine geçilmesi durumunda tartışılabilir. Dünkü 1.7410 seviyesini “zirve” kabul edersek, bundan sonraki günlerde bir düzeltme yaşayacağız. Bu düzeltme sırasında da kademeli olarak önce 1.5790-1.60, ardından da 1.5150 seviyeleri görülebilir.

Kurlardaki “gerilimin” azalması, “düşüş yorgunu” bono ve borsa cephelerinde de kısa süreli düzeltmelerin önünü açacaktır. “Vatan”