FED, ABD piyasaları açılmadan önce kredi piyasasını canlandırmaya yönelik yeni bir atak ile özel sektör tahvillerini çıkaran kurumlardan direk olarak alacağını açıkladı. Açıklama sonrası ABD hisse senedi piyasasında bir ralli yaşanırken, USD/JPY ve diğer carry trade paritelerinde bu ralli daha kısa ömürlü oldu. Gün içinde 165 puan yukarı çıkan Dow Jones endeksi ise gelen satışlar sonrası günü 508 puan düşüş ile tamamladı. FED ve ABD ekonomisi için özel sektör tahvillerine yönelik bu fonlama girişimi direk olarak real sektöre yönelik olmasından dolayı doğru bir girişimdi. FED likitide sorununun piyasalar da yaşanan güven sorunundan kaynaklandığının farkında olmasına rağmen, güveni tekrardan tazeleme konusunda yaklaşımları oldukça ihtiyatlı. Yatıımcılar dünya genelinde Merkez Banklarını kordineli bir gevşeme politikası gerçekleştirme konusunda çağrıda bulunurken Avusturya Merkez Bankası 100 baz puanlık artış ile çıtayı yükseltti. Emtia fiyatlarında yaşanan düşüş sonrasında Fed başkanı Ben Bernanke sonunda faiz indirimi konusunda hazır olduğunu belirtti. Ne yazik ki Avusturya Merkez Bankası’nın yaptığı 100 baz puanlık indirim sonrası şu aşamada FED’den gelecek bir çeyrek puanlı indirim yeterli olmayacaktır. Eğer Fed geçen hafta imzalanan kurtarma planının hemen arkasından 25 baz puanlık süpriz bir indirim yapsaydı kredi krizine çifte darbe inecekti fakat şimdi Fed’in finansal piyasalardaki kanamayı durdurması için daha fazla önlem alması gerekecek.
FED G7 toplantısı sonuçlarını mı bekliyor?
Fed’in şu ana kadar faiz indirimine gitmemesinin sebeplerinden bir tanesi olarak cuma gün düzenlenecek G7 toplantısı öncesi elinde kullanabileceği silahını korumak istemesi olabilir. Avrupa Merkez Bankası üyesi Quaden’nın bu sabah yaptığı açıklama da, bir faiz indirimine hazır olduklarını vurguladı. Fed in özel sektör tahvillerine yönelik yaptığı açıklama sonrası benzer bir planda İngiltere Merkez bankasından geldi ve bankalara 45 milyar pound’luk likitide enjekte edildi. Piyasalardaki şuan ki trendin yönünü terse çevirebilecek, dünya genelinde Merkez Bankalarının dayanışmalı ve koordineli bir faiz indirimi yapmasına yönelik sinyal ise minumum seviyede bulunuyor.
ABD borsalarında ise satış baskısı devam ederken son beş yılın en düşük seviyesine gerilemiş bulunuyor. Bernanke’nin faiz indirmine yönelik konuşmaları yaşanan düşüşü durdurmaya yetmedi çünkü piyasadaki yatırımcılar bu tür konuşmalar yerine Fed’in harekete geçmesini istiyor.
Dolar’daki beklenti nedir?
ABD doları diğer major para birimlerinin tersine Japon yeni karşısında farklı bir davranış sergiliyor. Yen karşısında değer kayıpları yaşarken, EUR, GBP ve AUD karşısında değer artışı görülüyor. Gerçekte yıllık bazda baktığımız zaman Japon Yeni karşısında Doların değer kaybettiği görülüyor. Bu aykırılığın sebebi faiz oranları beklentilerinin para birimleri karşısındaki etkisidir. Amerika’nın önümüzdeki 12 aylık süreç içinde agrasif bir faiz indirime girmesi bekleniyor ve faziler bu karar sonrası % 1 seviyelerine kadar gerileyebilir. Avrupa bölgesinde ise yatırımcılar İngiltere Merkez Bankasının önümüzdeki Kasım ayına kadar 150 baz puanlık bir indirim yapmasını beklerken, 100 baz puanlık bir indirim fiyatlara halihazırda yansımış durumda. Bunun yanında Avusturalya Merkez Bankası tarafından 100 baz puanlık bir indirim daha bekleniyor. Fed geçen ağustos ayından beri faiz indirim sürecinde bulunuyor ve mayıs ayında faiz artırımı yapan Avrupa Merkez Bankasına nazaran fazileri daha da düşürmek için fazla bir yeri kalmadı. Bundan dolayı Doların japon yenine karşı düşüşünü devam ettirmesini beklerken, EUR, GBP ve AUD karşısında ise değer kazanımlarına devam edeceğini düşünüyoruz.
Neden özel sektör tahvilleri
Fed’in özel sektör tahvili müdahelesi sonrası kafası karışan okuyucularımız için şirketlerin kısa vadeli nakit ihtiyaçlarını karşıladıkları özel sektör tahvil pazarının anlaşılması önemli. Son haftalarda ÖSTP alıcı bulmakta zorlanmasından dolayı stres altındaydı ve şirketlerin gün ve gün yapması gereken sorumluluklarını yerine getirmekte zorluk çektiği gözleniyordu. Fed finans piyasasına son borç para verme kaynağı özelliğini kullanarak yatırımcıların güvenini kazanıp şirketlerin nakit sorunan çözüm bulup olası iflasların önüne geçmeyi amaçladı. Bu arada FOMC Fed’in geçen aydan bugüne kadar olası bir faiz indirimi düşündüğünü tekrarladı. Ekim 16 tarihinden itibaren dünya finans siteminde birşeyler değişti ve FED’in faiz indirimi yapmaktan başka çaresi yok, fakat sorun bunun yapılıp yapılmayacağı değil ne zaman yapılacağında saklı.
İngiltere’den de bir Kurtarma Planı Beklendi
Yarın bütün gözler piyasa açılmadan önce geniş bir banka kurtama planı açıklaması yapacak olan İngiltere Merkez Bankası’na çevrilecek. Koridorlarda konuşulanlara göre beklenti kurtarma planının 45 milyar Pound’u ya da 78 milyar doları bulabilir. İngiltere hükümeti ve merkez bankası şuan ki durumda bankalardaki mevduatlara garanti vermenin ve bir kaç bankanın kamulaştırılmasının sorunların çözülmesinde yeterli olmayacağını çabuk anladı. Kurtarma planı sonrasında ingiltere hükümetinin atacağı bir sonraki mantıklı adım perşembe günü bir faiz indirimine gitmek olacaktır. Hisse senedi piyasasında yaşanan satış baskısı ve riskten kaçınma davranışı hesaba katıldığı zaman İngiltere Merkez Bankası’nın 50 baz puanlık bir faiz indirimi yapmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım olur. Bu indirimin ilk 25 baz puanlık kısmı Perşembe günü diğer 25 baz puanlık kısmı ise Cuma günkü G7 toplantısı sonrası koordineli olarak gelebilir. Yarın göreceğimiz gibi hükümetlerin tek başlarına karar alma konusunda daha fazla taraftara ihtiyaç duyarken, para politikalarında karar alma süreci daha kolaydır. BOE Perşembe günü faiz indirimine gitse dahi, G7 zirvesinden çıkacak karar sonrası yeni bir faiz indirimi yapabilecektir.










