Bugün finansal piyasalarda görülen en önemli gelişmeler hükümetin AIG’ye el koyması, Dow’daki 450 puanlık düşüş ve
altın fiyatlarında görülen %10′luk(+80$) artış oldu. Altın fiyatlarındaki bu artış Eylül 1999’dan bu yana görülen en büyük çaplı yükseliş. Önceki raporlarımızda da uyardığımız gibi eğer küresel korkular yayılmaya devam ederse bir noktada artık yabancı yatırımcıların Amerikan Doları’na dayalı yatırımlarını terketmeye başlaması ve Dolar’ın da bu nedenle büyük bir baskı altında kalması mümkün. Bugünkü fiyat hareketlerinde de gördüğümüz üzere Dolar dünya genelinde satış baskısı altında, altın ise yeni yatırım seçeneği haline geliyor. Hükümet fonları ve merkez bankalarının gözünde petrol de dahil olmak üzere tüm emtialar en güvenli yatırım araçları olarak görülmeye başlayabilir. Petrol için arz ve talep dinamikleri değişmediğinden 95 Dolar seviyesi görülen düşük seviyelerden biri olarak kalabilir. Finansal piyasalardaki bütün bu karmaşanın ortasında öncelikli konulardan biri de risk kaçınımı. Bu nedenle döviz piyasalarında USD/JPY paritesinin izleyeceği yön açık olarak belli. Belirsizlik devam ettiği sürece parite aşağılara inmeyi sürdürecek.
Hükümet Bir Çok Önlem Aldı Ancak Kimse Bunların Yeterli Olduğuna İnanmıyor
Amerikan hükümeti bir çok önlem aldı ancak piyasalar fırtınanın geçtiğine inanmıyor. Hisse senetleri, bonolar, Amerikan Doları ve altın fiyatlarındaki fiyat hareketleri her yeni kurtarma planının daha az etki yarattığını gösteriyor. AIG’nin kamulaştırılması için 85 milyar Dolar harcanmasının yanı sıra SEC de açığa satış kurallarını yeniden düzenliyor. Amaç volatiliteyi azaltmak. Ancak bugünkü fiyat hareketlerinden de anlaşılacağı üzere bu önlemlerin etkisi olmuyor.
Dünya genelinde yatırımcılar oldukça tedirgin ve hiç kimse karşı taraf riski almak istemiyor. Güven bu günlerde nerdeyse bir emtia kadar değerli hale geldi. LIBOR oranları 9 yılın en büyük artışını österdi. Bu artış bankaların borçlanma konusunda pek istekli olmadığını gösteriyor. 3 ay vadeli Amerikan hazine bonoları 54 yılın en düşük seviyelerine geriledi. 2 yıllık swap oranları ise rekor seviyelere ulaştı. Altının ons fiyatı 85 Dolar’dan fazla artış gösterdi. 3 ay vadeli Amerikan hazine bonosu ile LIBOR arasındaki faiz farkını gösteren TED spreadlar Ekim 1987’de görülen seviyeden daha yüksek durumda. Bütün bu hareketler piyasalarda hala risk kaçınımının yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum ise USD/JPY’nin değer kaybedeceği anlamına geliyor.
Konut Verileri de Zayıf Geldi
Amerikan ekonomisinin belirsizliğini daha artıran faktörler cari açık ve konut piyasası verileri oldu. Cari açık ikinci çeyrekte 175 milyar Dolar’dan 183 milyar Dolar’a çıktı. Konut Başlangıçları %6.2 oranında düşerek 17 yılın en düşük seviyelerine indi. Konut piyasaları için öncü göstergelerden biri olarak görülen İnşaat İzinleri %8’den fazla düşüş gösterdi. İşten çıkarmaların artması bekleniyor. Bu tatilde perakendeciler için alışverişi sezonu tam bir hayal kırıklığına dönüşebilir. Önümüzdeki dönemde açıklanacak olan veriler; Haftalık İşsizlik Başvuruları, Philadelphia Fed Endeksi ve Öncü Göstergeler. Bu verilerin Dolar’a satış getireceğini düşünsek de ekonomik verilerin bu aralar ikinci planda olduğunu da söylemek gerek.
EUR/USD: Faiz Oranları Arasındaki Farkın Açılması Dip Seviyesinin Oluşmasını Sağlayabilir
Geçtiğimiz Cuma gününden bu yana Avro 500 piplik artış gösterdi. Bu durum pek çok insanın EUR/USD paritesinde gerçekten de bir dip oluşup oluşmadığını sorgulamasına neden oluyor. Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle EUR/USD paritesinin 2 ay içinde %10 değer kaybetmesine neden olan petrol, faiz oranları ve kaliteli bir yatırım aracı arayışı seçeneklerini incelememiz gerekir. Temmuz ayı ortaları ile Eylül ayının ilk haftası arasında petrol fiyatları %40 oranında değer kaybetti. Herkes FED’in bir faiz artırımına gidebileceğini konuşyordu ve Amerikan Doları güvenli bir liman bulma arayışlarının adresi haline gelmişti. Ancak şu anda piyasalarda Ekim ayında FED’in 25 baz puanlık faiz indirimine gitmesi olasılığı %100 olarak görülüyor. Petrol fiyatları dibi buldu ve yeniden yükselmeye başladı. Amerikan Doları ise artık güvenli bir liman olma özelliğini kaybetti. Eğer önümüzeki 2 ayda FED faiz oranlarını indirirse ve ECB benzer bir adım atmayı reddederse faiz oranları arasındaki daralma yerini genişlemeye bırakacak ve bu gelişme de Avro’nun lehine olacak. Bu nedenle EUR/USD paritesinde gerçekten de dip seviyeleri görülmüş olabilir. Tabii ki bu durum yavaşlayan küresel büyüme ECB’nin daha agresif bir tutum izlemesine neden olana kadar devam edebilir. Ancak bu gelişmeler EUR/USD paritesinin 1.50 seviyelerine kadar ulaşmasını beklediğimiz anlamına gelmiyor. Bu döviz çiftinin destek ve direnç seviyeleri arasında gidip gelmesini bekliyoruz. Amerikan yatırımcılarının nakit para bulmak için yabancı yatırımlarını, yabancı yatırımcıların ise daha güvenli alanlara yönelmek için Amerikan yatırımlarını terk etmeye başlaması EUR/USD ve GBP/USD paritelerinin destek ve direnç seviyeleri arasında seyretmesine neden olacak. Bu arada İsviçre Merkez Bankası yarın para politikası kararını açıklayacak. Faiz oranlarının değiştirilmeden bırakılması bekleniyor. İsviçre Merkez Bankası’ndan para politikasında gevşemeye yönelik açıklamalar gelebilir.
İngiliz Poundu: Aşırı Derecede Kötü Gelen Ekonomik Verilere Rağmen 400 Piplik Yükseliş Görüldü
İngiliz Poundu, Amerikan Doları karşısında 400 piplik-%2’lik yükseliş kaydetti. Avro, Japon Yeni ve İsviçre Frangı karşısında da değer artışları görüldü. Ancak İngiltere’nin ekonomik verileri oldukça zayıftı. CBI Sanayi Eğilim Anketi Eylül ayında kötüye gitti. Bu kötüye gidiş imalat koşullarının zorlaştığı gösteriyor. İşsizlik haklarından yararlanmak için başvuranların sayısı ise 6 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. İngiltere Merkez Bankası tutanakları da faiz indirim yanlısıydı. Bir üye 50 baz puanlık faiz indirimi yapılması yönünde oy kullanmış. Görülen o ki bankacılık sektöründe olması muhtemel birleşmeler İngiliz Poundu üzerinde etkili oluyor. Lloyds TSB’nin HBOS’u 14 milyar Pound’a satın alarak Lehman tarzında bir batıştan kurtarması bekleniyor. Yarın Perakende Satış verileri açıklanacak. Tüketici Harcamaları’nın azalmasını bekliyoruz. Ancak ekonomik veriler makro etkenlerin gölgesinde kalabilir.
Dow’un Ekim 2005′den Bu Yana En Düşük Seviyesine Gerilemesi USD/JPY Paritesinin Değer Kaybetmesine Neden Oldu. Bu, Artık Carry Trade Değil Bir Dolar Hikayesi
Amerikan hisse senetleri piyasalarına görülen sert düşüşler USD/JPY paritesinin ve bazı Japon Yeni çaprazlarının değer kaybının sürmesine neden oldu. Dolar bölümünde de bahsettiğimiz gibi USD/JPY paritesi risk kaçınımı devam ettiği sürece değer kaybını sürdürecek. Aslında tüm carry tradelerin ve Yen çaprazlarının Dow’daki 450 puanlık düşüşe rağmen değer kaybetmediğini belirtmekte fayda var. Örneğin; EUR/JPY ya da GBP/JPY daha iyi durumdalar. Bu durum asıl hareketin carry trade pozisyonları değil Dolar nedeniyle kaynaklandığını gösteriyor. Çünkü EUR/USD ve GBP/USD paritelerindeki yükseliş hareketleri USD/JPY’deki satış hareketinden daha büyük çaplı.
Avustralya Doları: Altındaki Yükseliş ve Risk Kaçınımı
Finansal piyasalardaki hareketlilik Avustralya,Yeni Zelanda ve Kanada Doları’nın da volatilitesinin yüksek seyretmesine neden oldu. Altın fiyatlarındaki 85 Dolar’lık artışa rağmen, Avustralya Doları’nda önemli bir yükseliş görülmedi. Bu para birimi gün içi en yüksek 0.8075 seviyesine ulaştı ancak risk kaçınımının baskın gelmesiyle Avustralya Doları günü, Amerikan Doları karşısında değer kaybıyla tamamladı. 3 hammadde üretici ülke içinde yalnızca Kanada’dan veri gelmesi bekleniyor. Yarın Toptan Satış Rakamları açıklanacak.
USD/JPY Parite Önümüzdeki 24 Saat Boyunca Baş Rolde Olacak
Amerikan seansında Dow’un 450 puanlık düşüşle Ekim 2005′den bu yana en düşük seviyesine inmesi nedeniyle USD/JPY de dikkatle takip edilmesi gereken bir parite haline geldi. Sabah 10:00 ET- 14:00 GMT’de Philadelphia Fed Endeksi ve Öncü Göstergeler açıklanacak. Ancak makro faktörler ve piyasaki eğilimler USD/JPY paritesi için ana belirleyiciler olacak.
Parite, Bollinger Bantları tarafından çevrelenmiş olan satış bölgesinde seyrediyor. 106.25-50 seviyesi oldukça önemli. Çünkü Bollinger Bantları(1. standart sapma) Fibonacci seviyesi, 10,100 ve 200 günlük hareketli ortalamaların birbirine oldukça yakınlaşmış olması nedeniyle bu nokta oldukça güçlü bir direnç noktası. Eğer parite 106.25 seviyesinin üzerinde günü tamamlamayı başarırsa aşağı yönlü trend kırılmış olacak. Ancak bu seviyenin altında kaldığı sürece USD/JPY paritesinin daha da aşağı seviyelere inmesini bekliyoruz.










