Geçtiğimiz hafta boyunca döviz, hisse senedi ve bono piyasalarında gördüğümüz yüksek volatilite henüz sona ermiş değil. Dow Jones Sanayi Endeksi Pazartesi günü 500 puan düşmüştü. Ancak Dow  haftanın geri kalanında da düşüşüne devam etmek yerine 5 yılın en büyük 2 yükselişini gerçekleştirdi. Bu hafta boyunca hisse senedi piyasalarında 300-400 puanlık dalgalanmalar gördük. Amerikan hükümetinden gelen sürpriz açıklamalar ve hükümetin yarattığı hayal kırıklıkları traderların diken üstünde durmalarına neden oluyor. Yönetimdekiler piyasaları kurtarmak için herşeyi denediler. Son 2 gündür gördüğümüz toparlanma da bazı şeylerin işe yaradığını gösteriyor.

Bu önlemler içinde muhtemelen en çok işe yarayanlar Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu (SEC) tarafından açığa satış işlemlerinin yasaklanması ve Paulson ile Bernanke’nin piyasadaki sorunlu varlıkları toplayacak bir fon oluşturulması şeklindeki  yeni bir kurtarma planını uygulamaya sokacaklarına yönelik beklentiler oldu. Bu gelişmeler sonrasında hisse senetleri 2 günde 750 puandan fazla yükseliş kaydetti. Satın alma işlemlerinde artış görülmüş olsa da altın fiyatlarındaki yükseliş  bazı yatırımcıların hala tedirgin olduğunu gösteriyor.Cuma günkü basın toplantısında herhangi bir ayrıntı verilmemiş olsa da  bu haftasonu da Amerikan Hazine Sekreteri Paulson oldukça uzun geçecek gibi görünüyor.

Ekonomide V Şeklinde Bir Toparlanma Görülmesini Beklemeyin, Toparlanma W ya da L Şeklinde Olabilir
Son ekonomik verilerden anlaşıldığı üzere V şeklinde bir ekonomik toparlanma görülmesi mümkün olmayacak. Geçtiğimiz hafta açıklanan verilere göre konut ve imalat sektörü hala kötü durumda.  Dayanıklı Tüketim Malları, 2. çeyrek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Rakamları, Yeni ve Mevcut Konut Satışları önümüzdeki hafta açıklanacak olan veriler. Açıklanacak olan bu verilerin de Amerikan ekonomisinin zayıf durumda olduğunu doğrular nitelikte olmasını bekliyoruz.  En azından önümüzdeki 3-6 ay daha işten çıkarmalar artacak, tüketici harcamaları azalacak ve şirket karları da düşecek. Ekonomide toparlanma genelde 4 şekilde görülebilir: U,V,W ya da L. Amerikan ekonomisinin şu anki durumuna bakılırsa büyük olasılıkla W ya da L şeklinde bir toparlanma görülecek.

Yatırım Bankaları: 3’ü Gitti, 2’si Kaldı
Bu yıl Wall Street’in 5 büyük yatırım bankasının 3’ü Merrill Lynch, Lehman Brothers ve Bear Stearns tarihe karıştı. Kalanlar ise Morgan Stanley ve Goldman Sachs (Citigroup ve JP Morgan’ın ticari bankacılık bölümleri de olduğu için bu kapsamda değerlendirilmediler.). Morgan Stanley de birleşme görüşmelerini sürdürüyor.Birleşme gerçekleşirse geriye yalnızca 1 tane bağımsız yatırım bankası kalacak. Banka birleşmeleri sürpriz gelişmeler değil. Ancak bu aralar gerçekleşen birleşmelerin nedeni çaresizlikten başka bir şey değil. Önümüzdeki dönemlerde yeni zararların ortaya çıkması bekleniyor yani sorunlar henüz bitmedi. Barrons önümüzdeki dönemde 150 milyar Dolar daha zarar yazılmasını bekliyor. Bu durum piyasaların ve merkez bankalarının stresli günler geçirmesine neden olacaktır.

Dolar Nasıl Etkilenecek?
Amerikan hükümetinin bütçesindeki bozulma Amerikan Doları açısından iyi bir gelişme değil. Özellikle kısa vadede bütçe açığı artmaya devam ederken Amerikan Doları’nın da düzensiz bir performans sergilediği görülüyor.  Örneğin Cuma günü Amerikan Doları Japon Yeni karşısında değer kazandı ancak diğer bir çok para birimi karşısında ise değer kaybetti.  Amerikan Doları açısından beklentilerin değiştiğini düşünüyoruz. Çünkü hammadde fiyatları artmaya başladı ve Dolar da güvenli bir yatırım aracı olma özelliğini kaybetti. Bu nedenle Amerikan Doları’nda büyük ihtimalle zirveyi gördük. Eğer Avrupa Merkez Bankası küresel çapta gevşeme polikası uygulanmasını kabul etmezse EUR/USD paritesi destek ve direnç seviyeleri arasında gidip gelmeye devam edecektir. Önümüzdeki hafta Paulson yeni planını açıklarsa yeni sürprizler ve volatilede artışlarla karşılaşabiliriz.

EUR/USD: 1.45 Mümkün, 1.50 Çok Düşük Bir Olasılık
Geçtiğimiz hafta 1.3882 seviyesine indikten sonra EUR/USD paritesinde ciddi bir toparlanma görüldü. EUR/USD paritesine aşağı yönlü baskı yapan dinamikler değişti. Bu durum temel ve teknik verilerin bir dönüş hareketini desteklediğini gösteriyor.  FED piyasalara enjekte ettiği likiditeyi sterilize ediyor. Yani para basma yönetimini kullanmıyor ancak traderlar ilerde bu yönteme başvurulabileceği düşüncesiyle Dolar satıyor.

Petrol varil fiyatları tekrar 100 Dolar’a ulaştı, altın fiyatları artmaya devam ediyor ve FED faiz indirimine daha da yakınlaşıyor. Şu anki makro faktörler Temmuz ortası ile Eylül’ün ilk 2 haftası arasında Dolar’ın yükselmesini sağlayan faktörlerin tam tersi yönünde. Avro Bölgesi ekonomileri de şüphesiz ki Amerikan bankacılık krizinden etkilenecek. Ancak ECB üyeleri yatırımcıları yoğunlaştıkları ana konunun enflasyon olduğu konusunda uyarmaya devam ediyorlar. Trichet artık pes eder ve küresel boyutta bir gevşeme politikası uygulanmasını kabul ederse EUR/USD paritesinde son satışlarla birlikte ortaya çıkan dip noktasının gerçek bir dip seviyesi olmaması olasılığıyla karşı karşıya kalabiliriz. Paritenin 1.50 seviyesini kırmasını da beklemiyoruz. Önümüzdeki hafta Avro Bölgesi’nden gelecek önemli veriler Almanya IFO Raporu, İmalat ve Hizmet Sektörü PMI Endeksi olacak. Bu arada İsviçre Merkez Bankası faiz oranlarını değiştirmeden %2.75’de bıraktı. Finansal piyasalardaki belirsizlik merkez bankasının eğiliminin nötr olmasına neden oluyor.

Barclays ve  Lloyds’un Sermaye Artırması İngiliz Poundu’nun Değer Kazanmasını Sağladı
Perşembe günü beklentilerden daha iyi gelen Perakende Satış Rakamları ile yükselişe geçen İngiliz Poundu bugün de yeni bir sürpriz sayesinde yükselişini sürdürdü. Barclays hisse satışı sayesinde 700 milyon Pound, Lloyds ise 767 milyon Pound  tutarında yeni sermaye bulduğunu açıkladı. Böylece  bu iki şirket Londra bankaları içinde en sağlıklı bilançoya sahip şirketler haline geldiler. Lloyds’un bu açıklaması Perşembe günü HBOS’u kurtarma konusunda anlaştıkları şeklindeki haberlerin ardından geldi. Şu anda Amerika’daki bankalara göre İngiliz bankaları oldukça iyi durumda. Bu nedenle İngiliz Poundu ve İngiltere hisse senetleri piyasasında ciddi yükselişler gördük. FTSE Cuma günü %8.84 oranında değer kazanarak  günlük bazda 1987 yılından bu yana en büyük  yükselişini gösterdi. İngiltere’den gelmesi beklenen önemli bir veri bulunmuyor. Yalnızca konut fiyatlarıyla ilgili son verileri bekliyor olacağız.

JPY:Carry Trade’lerdeki Yükselişler Konusunda Dikkatli Olun
Üst üste ikinci günde de carry tradeler ciddi yükselişler kaydetti. Avustralya Doları, Japon Yeni karşısında %5.6 oranında artarken, Yeni Zelanda Doları’nın yükselişi yaklaşık %4 civarında oldu. Bu gelişmeler büyük ölçüde Amerikan hisse senetleri piyasalarındaki yükselişlere bağlı olarak gerçekleşti. Ancak biz ihtiyatlı traderlar olarak bu harekete çok fazla kapılmamak gerektiğini düşünüyoruz.  Sağlıklı bir carry trade ortamı için: 1- Güçlü risk iştahı 2-Küresel boyutlu sıkılaştırma politikaları 3- Düşük volatilite gerekir. Şu anki yatırım ortamında risk iştahı sorun olmaya devam ediyor. Dünya genelindeki merkez bankaları finansal piyasalardaki sorunları giderebilmek için faiz indirmeye devam ediyor ve volatilite tavan yapmış durumda. Bu dinamikler değişmediği sürece Japon Yeni’nin kazançlarını koruması zor gibi görünüyor. Önümüzdeki hafta Japonya’dan Tüketici Harcamaları, Enflasyon Rakamları ve imalat sektörüne ilişkin veriler gelecek. Bu veriler takip etmeye değer olsalar da döviz piyasaları üzerindeki etkileri sınırlı olacak.

Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda Doları İçin İyi Bir Hafta Oldu
Yeni Zelanda, Avustralya ve Kanada Doları bu hafta Amerikan Doları karşısında ciddi şekilde  değer kazandılar. Yeni Zelanda Doları %4.5’dan fazla yükselirken, Avustralya Doları %3.5, Kanada Doları ise %2.17 oranında değer kazandı. Hammadde fiyatlarıyla olan bağlantıları ve faiz oranlarının yüksek olması Yeni Zelanda’dan gelen kötü verilere rağmen bu 3 para biriminin değer kazanmasını sağladı. İkinci çeyrekte ihracatlardaki düşüşe bağlı olarak Cari Açık arttı. Ziyaretçi Sayıları ve Kredi Kartı Harcamaları ise düşüş gösterdi.  Önümüzdeki hafta piyasaların odaklanacağı para birimi Kanada Doları olacak. Kanada Perakende Satış Rakamları ve Tüketici Fiyatları’nı açıklayacak.  Avustralya’dan gelmesi beklenen önemli bir veri yok. Yeni Zelanda’dan ise 2. çeyrek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Rakamları gelecek.

USD/CAD: Pazartesi Günü Bu Döviz Çiftine Odaklanılacak
Pazartesi günü Kanada’nın sabah 8:30 ET-12:30 GMT’de Perakende Satış Rakamları’nı açıklayacak olması nedeniyle piyasaların odak noktası USD/CAD paritesi olacak.  Bu veri haftanın başında gelmesi beklenen en önemli veri olmasına rağmen hazine Sekreteri Paulson kurtarma planını açıklarsa Amerikan Doları’nın volatilitesi de artabilir.

Ay başından bu yana bu döviz çifti destek ve direnç seviyeleri arasında hareket ediyor. Ancak  parite sonunda Bollinger Bnatlerı tarafından çevrelenmiş satış bölgesine girdi. Cuma günkü satışlar sonunda parite 50 günlük hareketli ortalama, 2007 yılı satış dalgasında oluşan %50 Fibonacci geri çekilme seviyesi ve Bollinger Bantları tarafından çevrelenmiş ciddi bir destek noktası olan 1.0465 seviyesinde durdu.  Eğer bu seviye kırılırsa 1.0275 seviyesine doğru bir hareket görülebilir. 1.0550 seviyesinin üzerinde bir kapanış görülürse düşüş konusundaki görüşlerimizi yeniden değerlendirmemiz gerekecek.