Bugüne kadar tam olarak Fed’den, Avrupa Merkez Bankasından ve İngiltere Merkez Bankasından piyasalar da yaşanan kan kaybını durdurmaya yönelik çalışmaları koordineli yapmalarını beklemiştik ve sonunda dün bunu yaptılar.(Dün “Fed Neyi Bekliyor?” yazısında bunun sinyalini vermiştik) İlk defa 2001 yılının eylül ayında merkez bankaları buna benzer koordineli bir indirim yapmışlardı. G7 toplantısına 2 gün ve BOE toplantısına bir gün kala böyle bir davranış merkez bankalarının kredi krizinin çözümünde, hisse senedi piyasasını düzeltmek ve devam eden bir büyüme yakalanmasında geri adım atmayacaklarına yönelik güçlü bir mesaj vermiş oldu.
Japonya Bankasının diğer tarafta kalmasından dolayı USD/JPY paritesinde satış baskılı bir seyir izlendi. Fakat Euro üzerindeki etki dolar ve euro arasındaki faiz farkının değişmemesinden dolayı sınırlı kaldı. Finansal piyasalarda bugünler de olan olaylardan sonra sıkça kullanılan kelime “benzeri görülmemiş” oldu.
Ne yazik ki başlayan ralli hareketi yatımcıların merkez bankalarının müdahalesini hem az hem de geç olduğunu düşünmesinden dolayı gelen satışlarla ABD borsalarında 189 puanlık düşüş ile kapanmasıyla son buldu. Bu müdahele şüphesiz merkez bankalarının alması gereken bir önlemdi ama zamanlaması doğru olmadı. Faiz indirimi geçen hafta Cuma günü TARP’dan hemen sonra yapılmalıydı çünkü zaman geçtikçe yapılacak müdahalelerin daha büyük olması gerekiyor ve alınan önlemlerin etkisi azalarak daha önemsiz hale getiriyor. Hisse senedi piyasasındaki düşüş faiz indiriminin finansal kaynak bulma konusuna çözüm olmayacağı düşünüldüğü için devam etti. Libor Oranları ve Gecelik Swap Endeksi(OIS) rekor seviyelere ulaşarak kredi krizinin devam ettiğini gösterdi. Avusturalya Merkez Bankasının yaptığı 100 baz puanlı indirim çıtayı yükseltiği için, beklentilerin karşılanması da zorlaştı.
Fed için sonraki adım %1
Piyasanın faiz indirimine karşı kayıtsızlığı dikkate alınırsa, FED yatırımcılara cadılar bayramı korkusunu yaşatarak bu ayın sonunda kadar 25 baz puanlık bir indirim hatta bunun ötesinde %1′e varan indirimlerle karşılaşabiliriz. ABD’nin ekonomik görünümü faizleri Greenspan döneminde gördüğümüz gibi aşağı çekemeyi gerekli kılacak kadar kötü. Şuanda yaşanan finansal krizin verdiği zararlar teknoloji balonunun patlaması sonrası çıkan krizden daha ağır. O dönemde Greenspan % 6.5 olan faizleri %1 seviyelerine kadar indirirken, USDJPY pariteside 135 den 103.40 seviyelerine kadar gerilemişti. 25 baz puanlık hareket dolardan finans kaynağı olan Japonya gibi ülkelere kayış olacağı anlamına geliyor. FED geçen ağustos ayında yaptığı faizindirimi sonrasından bügüne kadar USD/JPY paritesi % 18 düştü. Eğer % 1’lik bir faiz indirimi başlayacak olursa USD/JPY paritesi 95 seviyesine kadar düşebilir.
Askıda bekleyen ev satışarı ve mortgage başvuruları beklenenden daha güçlü ve 6 ev sahibinden 1 tanesinin varlığı negatife düşerse, konut piyasasındaki sorunların hala devam ettiği görülecek.
G7’den başka bir açıklama daha gelir mi?
G7 toplantısının Cuma gününe kadar devam edeceğinin bilinmesinde fayda var, böylelikle açıklanacak bildirilerde major değişikler olma ihtimali hala olasılık dahilinde. Bush Yönetimi hali hazırda Hazine Bakanı Paulson’nın koordineli yapılabilecek daha başka çalışmalar üzerinde tartışılacağını ve basın açıklamasının Cuma saat 18:452′e yapılacağını belirtti. Bernanke dünkü faiz indirimini öncesi yaptığı konuşmalarda bunun sinyalini vermişti, belki Bush yönetiminin de açıklamaları başka bir koordineli hareketin sinyali olabilir. Geçmişte, G7 toplantıları ABD dolarına doğru major dönüşlerin olmasına neden olmuştur.
ECB faiz indirimi ve EUR’da toparlanma
Avrupa Merkez Bankası(ECB) FED’e birlikte 50 baz puanlık bir faiz indirimine gitti. Merkez bankalarının yaptığı indirimlerin miktarı aynı olmasına rağmen, en şaşırtıcı olanın ECB’ninkiydi. Geçen para toplantısı sonrası ECB başkanı Trichet’in yaptığı konuşmada faiz indirimine açık olduklarını ama 50 baz puan gibi yüksek oranda bir faiz indirimini Kasım ayındaki toplantıdan önce yapmayı düşünmediklerini söylemişti. Faiz indirimine karşı, EUR dolar karşısında değer kazandı ve dalgalanmanın 100 pipin altında kaldığı nadir paritelerden biri oldu. Bu dalgalanmanın az olmasının sebebi faiz hadleri arasındaki farktan kaynaklandı. Hem ECB hem Fed aynı miktarda faiz indirimi yaparak faizleri arasındaki fark değişmeden kaldı. Önümüzdeki 12 ay içinde ECB’nin faizleri 3.25 seviyesine kadar çekme olasılığı olacağı için EUR bölgesinde daha fazla bir faiz indirimi bekliyoruz. Bugün sabah erken saatlerde açıklanan Almanya verileri beklenenden daha olumlu gelmesi EUR üzerinde baskıyı şimdilik azalttı.
İngiliz Poundu Kurtarma planı ve Faiz indirimi sonrası 2 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Bankacılık sistemini düzeltmeye yönelik önlem kapdamında çıkartılan kurtarma planını 50 baz pualık bir faiz indirimi izledi. Burdaki önemli soru, bu kadar önlem alınmasına rağmen GBP halen neden zayıf görüntü sergiliyor? Cevap piyasanın ABD’denin de çıkarttığı benzer plan sonrasu kredi piyasasındaki sıkışıklığı çözememesi aynı sorunla İngilterenin de karşılaşabileceği düşüncesi altında yatıyor. Bunun yanında BOE2nin faiz indirimlerine belki daha agresif biçimde devam edeceğini bekliyor. Piyasa önümüzdeki 12 ay içinde 125 baz puanlık bir faiz indirimine gidebileceğini fiyatlıyor. Dün açıklanan faiz indirimi piyasanın çoğunluğu tarafından beklenen bir gelişmeydi. Aslında yatırımcılar gelecek faiz indirimlerinin ne derecede büyük olacağıyla ilgilenmiyorlar, yalnızca böyle bir faiz indirimi konusunda neden bu kadar bekledikleri konusunda hayal kırıklığı yaşıyorlar. ABD ile benzer ekonomik bozulmaları yaşayan İngiltere ABD’de alınan faiz indirimi, kurtarma planı ve mevduat sigortası gibi önlemlerin gerisinde kaldı.










