Traderların Kurtarma Planının Gerçekten Doğru Reçete Olup Olmadığını Sorgulaması Dolar’a Satış Getirdi.

Bekleyiş sona erdi. Temsilciler Meclisi sonunda 700 milyar Dolar’lık kurtarma planını onayladı. Ancak piyasalar bu planın kredi krizinin çözülebilmesi için doğru reçete olduğuna ikna olmuş değil.   Kongre’nin amacı piyasalarda güveni yeniden sağlamanın bir yolunu bulmaktı. Ancak hisse senetleri piyasasının 300 puanlık yükselişten gün sonunda 150 puanlık düşüşe kadar gerilemesi  güven krizinin henüz çözülmediğini gösteriyor.  USD/JPY paritesi de hisse senedi piyasalarında görülen düşüşü takip etti. Amerikan Doları’nın Avro ve İngiliz Poundu karşısındaki zayıf seyri piyasaların FED’in faiz indirimine hazırlandığını düşündüğünü gösteriyor.  Daha önce kurtarma planının kredi piyasalarının çözülmesine yardımcı olmaması durumunda, ki şu ana kadar olmadı, yatırımcılar Bernanke’den yardım bekleyecekler demiştik.  Tarım Dışı İstihdam Rakamları’nın yarattığı büyük hayal kırıklığı ve kurtarma planının beklenen etkiyi yaratmamış olması FED’in yıl sonuna kadar faiz indirimine gitmesi olasılığını artırıyor.

10 Trilyon Dolar’lık Borç ve Hesap
Ekonomideki sorunlar hâlâ varlığını koruyor. Ortalama Amerikan vatandaşlarının kurtarma planının olumlu etkilerinden faydalanmaları biraz zaman alabilir.   Bu hafta ulusal borçlar 10 trilyon Dolar’ı aştı. Bu rakam kurtarma planının maliyetini içermiyor.   FED likidite enjekte etmeye devam ettiği sürece Amerikan bütçesi de sarsılmaya devam edecek.  Amerikan hükümeti Wall Street’i kurtarıyor peki yabancı yatırımcılar Amerikan hükümetini kurtarmaya devam edecek mi?  Bu noktada Dolar’ın kaderini belirleyecek önemli bir soru yatıyor.  Amerikan ekonomisindeki zayıflama ve küresel yavaşlama yabancı merkez  bankalarının ve hükümet fonlarının konu Amerikan finansal sistemine yeniden sermaye sağlamak olunca pek istekli davranmamasına neden olabilir.  Bu, Amerikan Doları’nın Japon Yeni karşısında zayıflamaya devam edeceğini düşünmemizin ana nedenlerinden biri.  İkinci sebep ise Amerika’da faiz oranlarının yıl sonuna kadar %1.50′ye ineceği yönündeki beklentiler.

9. Ayda da İş Kayıpları Arttı. Tarım Dışı İstihdam Rakamları Mart 2003’den Bu Yana En Büyük Düşüşü Gösterdi.
Eylül ayında Tarım Dışı İstihdam Rakamları 159.000 kişi azaldı. Bu rakam piyasa beklentilerinin %50 üzerinde.  Bu ayla birlikte Amerikan ekonomisinde üst üste 9. ay da iş kayıpları artış görüldü. Tarım Dışı İstihdam Rakamları Mart 2003’den bu yana en büyük düşüşü gösterdi. İşgücü piyasalarının kötü durumda olup olmadığını tartışmak bile gereksiz. Mevcut durumun daha da kötüye gitmesini bekliyoruz.  Ne yazık ki İstihdam Raporu’nda ümit verici hiç bir nokta yok.  İşsizlik Oranı 5 yılın en yüksek seviyesi olan %6.1’de. Ortalama saatlik kazançlar ve ortalama haftalık kazançlar ise düşüş gösterdi. Bu durum Amerikalılar’ın  iş bulma konusunda zorluklar yaşamanın yanı sıra  kazançlarının da azaldığını gösteriyor.  İstihdam Raporu 50 baz puanlık faiz indirimi gerektirecek kadar kötü değildi. Ancak rakamlar FED’in ay sonundan önce 25 baz puanlık indirim yapmasını gerektirecek kadar endişe vericiydi.

Kurtarma Planının Kendisini Kanıtlayabilmesi İçin En Az 4 Haftaya İhtiyacı Var
29 Ekim’de FED faiz kararını verecek. Kurtarma planının ise kendini kanıtlayabilmesi için en az 4 haftaya ihtiyacı var.  Son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ait tutanakların, Bekleyen Konut Satışları ve Dış Ticaret Dengesi Rakamları’nın açıklanması dışında önümüzdeki hafta Amerikan ekonomik takviminde yer alan  önemli bir gelişme olmayacak.   Bu durum traderların Tarım Dışı İstihdam Rakamları’ndaki düşüşün etkilerini sindirme konusuna  ve kurtarma planının Wall Street ve Main Street’de yaratacağı etkilere odaklanacaklarını gösteriyor.  Bu 2 faktör önümüzdeki hafta Dolar’da görülecek fiyat hareketlerinin ana belirleyicisi olacak.

Avro Daha Ne Kadar Düşebilir?
Amerikan seansı başlangıcında Avro’daki satış baskısı arttı ve para birimi Amerikan Doları karşısında 1.3704 seviyesine kadar gerileyerek 1 yılın yeni bir en düşük seviyesine ulaşmış  oldu.  Daha sonra toparlanma görülmüş olsa da para birimi zayıf seyrini koruyor.  Bu hafta ECB Başkanı Trichet piyasalara faiz indirimine hazır oldukları sinyalini verdikten sonra EUR/USD paritesine yönelik beklentilerde de temel bir değişim oldu.  Bu noktada ECB’nin daha erken olmazsa Kasım ayında 5 yıldır ilk kez  para politikasını gevşetmeye başlamasını beklemek oldukça gerçekçi olacaktır.  Daha önce gördüğümüz gibi faiz oranlarına yönelik beklentiler  EUR/USD paritesi üzerinde en çok etkili olan faktör.  Bu döviz çiftinin kaderi kimin faizleri daha önce indireceğine bağlı olacak; Bernanke mi yoksa Trichet mi?  Şu anda parite temmuzda görülen en yüksek seviyelerinin %14′ünden daha fazla değer kaybetti. Traderlar döviz çiftinin ne kadar daha düşebileceğini merak ediyorlardır.   Ekonomist Dergisi’nin Big Mac Endeksi’ne(satın alma gücü paritesinin kaba bir ölçüsü) göre bir Dolar’a eşit olana kadar  Avro gerçek değerine ulaşmamış olacak.  OECD, Avro için daha gerçekçi değerlemeler yapmış.  OECD’nin son raporuna  ve bir çok ekonomistin tahminlerine göre EUR/USD paritesinin gerçek değeri 1.10 ile 1.20 arasında.  Satın Alma  Gücü Paritesi‘nin eksik yönleri bulunuyor. Bu gösterge yalnızca bir malın ya da bir grup malın fiyatlarını karşılaştırıyor ancak malların kalitesi dikkate alınmıyor.  Ancak yine de EUR/USD’nin Satın Alma Gücü Paritesi‘ni bilmek Avro’nun olası değerlerini anlamamıza yardımcı oluyor.   Önümüzdeki hafta Avro Bölgesi’nden gelecek önemli veriler Almanya’nın Ticaret Rakamları ve İmalat Sektörü Raporu olacak. Ancak ne yazık ki bu rakamların hiç biri Avro’nun düşüşünü engelleyemeyecek.

Avrupa Birliği Zirvesi ve İngiltere’nin Faiz Kararı
Önümüzdeki hafta Avrupa için oldukça önemli  olan ve İngiliz Poundu ile Avro üzerinde etkili olabilecek  2 olay bulunuyor. Bunlar; Avrupa Birliği Zirvesi ve İngiltere Merkez Bankası’nın faiz kararı. Avrupa Birliği Zirvesi’nde Sorunlu Varlıkları Kurtarma Planı’na (TARP) benzer bir plan tartışılabilir.  Fransa, İrlanda ve Yunanistan kendi önlemlerini aldılar. Bu nedenle tüm ülkelerin tek bir kurtarma planı üzerinde anlaşmalarını beklemiyoruz.  Avrupa’daki politikacılar Amerika’dakilere göre karar verme konusunda daha çok zorluk yaşıyorlar.  Avrupa Birliği Zirvesi’nden çıkacak olası sonuç yeni bir bankacılık krizinin tekrarlanmaması için gerekli düzenlemelerin yapılması konusunda bir çeşit  anlaşma sağlanması olabilir.   Ancak bu durum acil sorunların çözümü için yeterli değil. BoE de bunu biliyor. Bu nedenle de Perşembe günü faizleri 5.00’dan 4.75’e indirmelerini bekliyoruz.  İngiltere’den faiz kararının yanı sıra Sanayi ve Ticaret Rakamları gelecek.  İngiliz Poundu önümüzdeki hafta yükselişe geçmekte zorlanabilir.

Avustralya’nın Faizleri 50 Baz Puan İndirmesi Bekleniyor. USDCAD 1 Yılın Zirvesinde
Avustralya ve Yeni Zelanda Doları Amerikan Doları karşısında, Amerikan seansını daha sağlam bir şekilde kapatırken, Kanada Doları ise 1 yılın en düşük seviyesine geriledi.  Petrol ve altın fiyatları düşmeye devam etti ancak satışların yoğunluğu azaldı.  AUD ve NZD’de görülen yükseliş Amerikan Doları’ndaki satış baskısı ve Avustralya’dan gelen güçlü verilere bağlı olarak gerçekleşti.  Hizmet Sektörü PMI Rakamları ve Enflasyon Rakamları eylül ayında beklentilerin üzerinde geldi. Ancak hizmet sektörü faaliyetlerinin canlanma noktasının altında olduğunu yani hâlâ durgunluk seviyelerinde olduğunu belirtmekte fayda var.  Avustralya ekonomisinin zayıflığı ve hammadde fiyatlarındaki düşüş, Avustralya Merkez Bankası’nın önümüzdeki hafta faizleri indirmesine imkan verecek.  Ekonomistler 50 baz puanlık indirim yapılacağını düşünüyorlar. Böylece faiz oranları %6.50′ye inecek.  Faiz kararının yanı sıra Avustralya’dan İstihdam Rakamları da gelecek.  Yeni Zelanda’dan gelmesi beklenen önemli bir veri bulunmuyor ancak Kanada’dan IVEY PMI Rakamları, İstihdam Raporu ve Dış Ticaret Dengesi Rakamları gelecek.

Hisse Senetleri Piyasasının Eksiye Dönmesi USD/JPY Paritesine Satış Getirdi
Dow Jones Sanayi Endeksi 157 puan düşerek 10.000 seviyesine daha da yaklaşmış oldu.  Endeks dün 2 yılın en düşük seviyesine indi. Bu düşüş USD/JPY paritesi ve diğer carry tradelerin de değer kaybetmesine neden oldu. Önümüzdeki hafta Amerika’dan gelecek önemli bir veri bulunmaması USD/JPY paritesinin kaderinin piyasaların beklentilerine bağlı olmasına neden olacak.  Hisse senetleri piyasasında tersine bir hareket başlaması için geçerli bir neden göremiyoruz. Tabii FED’in piyasalara adım atması dışında.  Eğer piyasada kelepir avcıları varsa Temciler Meclisi’nin kurtarma planını onaylaması sonrasında gün yüzüne çıkacaklardır. Bu hafta Japonya’dan gelen ekonomik veriler Japonya’nın da küresel yavaşlamadan kaçamadığını gösterdi.  Japonya Merkez Bankası önümüzdeki hafta para politikası kararını verecek. Ancak faiz oranları zaten oldukça düşük yani merkez bankasının para politikasını gevşetebilmek için yeterli manevra alanı yok.

Pazartesi Günü Takipte Olacak Parite : CAD/JPY
Sabah 10:00 ET’de(14:00 GMT) Kanada’nın Ivey Satın Alma Yöneticileri Endeksi açıklanacak. Bu nedenle Pazartesi günü piyasaların takip edeceği parite CAD/JPY olacak.  Rakamın negatif gelmesi CAD/JPY paritesinde ani düşüşlerin görülmesine neden olacaktır.

Teknik olarak CAD/JPY paritesi Bolinger Bandları ile kesinleştirdiğimiz satış bölgesinde bulunuyor.  99.00 seviyesinde direnç var. Çünkü Bollinger Bandı (1. standart sapma) ve Temmuz ile Eylül arasındaki satış dalgasında oluşan %23.6 oranındaki geri çekilme noktası  bu seviyeden geçiyor.  Bununla birlikte 96.50 seviyesinde ise güçlü bir destek bulunuyor. Bu seviye 16 Eylül ve Mart sonunda görülen en düşük seviyelerin birleşmesiyle oluşuyor.   Aşağı yönlü trendin geçerliliğini yitirmesi için CAD/JPY paritesinin hem Bolllinger Bandı(1. standart sapma) hem de Fibonacci geri çekilme seviyesini kırması gerekiyor.  Bu durumda CAD/JPY paritesi 100.00 seviyesine doğru yükselişe geçebilir.